1973 yılında Bursa’da dünyaya gelen Hümeyra Gökçen Keskin’in hikâyesi, sadece bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda Türkiye’de kadının gücünün, üretkenliğinin ve değişime öncülüğünün güçlü bir temsili.
Bulgaristan ve Yunanistan’dan göç eden bir ailenin çocuğu olan Hümeyra Gökçen Keskin, küçük yaşlardan itibaren hem ailesinden hem de yaşadığı çevreden çok şey öğrenerek büyüdü.
Annesi yıllarca Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanlığı yapan, hayatını hayır işlerine adamış bir kadındı. Babası ise 1977 yılında kurduğu boya fabrikasında Türkiye’nin Sümerbank’tan sonra ilk Türk bayrağını boyayan özel sektör sanayicisi olarak adını duyurdu. Bu zanaatkâr ruh, Hümeyra Gökçen Keskin’e de miras kaldı. Daha ilkokul çağındayken santral memurluğuyla başladığı iş yaşamında, kumaş sarıp tarttı, buhar kazanında çalıştı, paketleme yaptı. Babasının yanında Almanya ve İtalya’daki fuarlara katıldı, daha çocuk yaşta sanayiyi yerinde gördü, iş disiplinini öğrendi.
Eğitim hayatında da başarılı bir çizgi izleyen Hümeyra Gökçen Keskin, babasının beklentisinin aksine Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliğini kazandı. Ancak bu başarı da kolay gelmedi. “Böyle bir bölüm kazanırsan seni okutmam” diyen babasına rağmen, yine de kendi doğrusundan şaşmadı.
Üniversite yıllarında evlenip, iki kız çocuğu dünyaya getiren Hümeyra Gökçen Keskin’in hayatı hiçbir zaman sadece ev ve çocuklardan ibaret olmadı. Her zaman iş hayatının içinde aktif olarak rol aldı. Babasının Mısır’a taşıdığı fabrikanın ardından tarıma yöneldi. Hümeyra Gökçen Keskin bugünlerde şöyle diyor, “Babam bana ‘sanayici ol’ derdi, babaannem ‘çiftçi ol’ derdi. Şimdi 52 yaşımda ikisinin de dediğini yapıyorum.
Hümeyra Gökçen Keskin’in tarım sektörüne bakışı sadece üretmek değil, dönüştürmek üzerine kurulu. Sözleşmeli tarım, topraksız cam seralar, ısıtmalı damla sulama sistemleri ve son olarak yurtdışında tarım yatırımları.
Başarısının temelini, çalışmak, inanç ve inat temeline oturttuğunu söyleyen Keskin, kolay kolay pes etmeyen bir yapıya sahip. “Sözleşmeli tarımdan zarar da ettik ama çiftçiye verdiğimiz sözü tuttuk. Bu ülkede toprağa hak ettiği değeri vermedikçe bir yere varamayız.” diyen Keskin mücadeleci kişiliğinin yanı sıra her koşulda verdiği sözleri tutması ile de örnek bir iş insanı.
Annesinden aldığı yardımseverlik bayrağını her zaman gururla göğüsleyen Keskin, “Benim Annem Hep Kız Çocuklarını Okuttu, Ben de Devam Ettim” diyor. İş hayatındaki başarısını ve kazancını hayır işlerine dönüştüren Keskin, bugüne kadar resmi veya bireysel destekle 23 kız çocuğunun eğitimine sponsor oldu.
Keskin’in desteklediği çocuklar arasında keman virtüözü olup dünyanın en prestijli müzik okuluna kabul edilen de var, Harvard Tıpa kabul edilen de… Desteklediği gençler için, “Üstün yetenekli olmak zorunda değilsiniz. Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kız çocuğuna destek olmaya hazırım.” diyor Hümeyra Keskin.
Tarımda, eğitimde, sanayide ve sosyal sorumlulukta aktif bir rol model olan Hümeyra Gökçen Keskin, tüm bu başarılarının arkasında hayal kırıklıkları, fedakârlıklar ve insan sevgisi olduğunu da saklamıyor. “Ben insanları seviyorum. Bu yüzden hayır diyemiyorum.” diyor ve ekliyor, “bize verilen maddi manevi gücü bize emanet verilen bir yardım eli gibi özenle kullanmak gerektiğine inanıyorum.”